Ahmet Haşim Sözleri
Ahmet Haşim, 1884 yılında İstanbul’da doğan, Türk şair ve yazarlarından biridir. Gerçek adı Ahmet Haşim Hüsrev’dir. Edebiyat dünyasında özellikle şiirleriyle tanınan Ahmet Haşim, Fecr-i Âtî edebiyatının etkisi altında kalmıştır.
Ahmet Haşim Sözleri Kısa
* Acılar gece çözülür.
* Aşk, değişmeyince ölür.
* Güzel, yalanın çocuğudur.
* Aşık, yüz bulamayan adamdır.
* Sevgiyi bilmeyen, ölmeyi bilmez.
* Hayat, kitaba sığmayacak kadar geniştir.
* Eti tadan köpek, artık kuru ekmeğe dönmez.
* Şiir bir hikaye değil, sessiz bir şarkıdır.
* Ün doğduğu zaman neşe ve umut ortaya çıkar.
* Kelimeler şimdi onsuz, başıboş bir sürüdür.
* Gün doğduğu zaman neşe ve umut ortaya çıkar.
* Gülüşlerin mi çiçek, yoksa dudakların mı çiçek?
* Günün doğma saati, neşe ve umudun başlangıcıdır.
* Gülmenin insanın şanından olduğunu bilmez misin?
* Her güzellik ruhumda ayrı bir yara açarak geçer.
* Tüm acıların geceleri çare bulduğu bilinmektedir.
* Yaşlıları gençlik, gençleri ise aşk ölüme götürür.
* Gel ey sevgilim, gülerek doğmuş eşsiz güzelliğinle.
* Ateş gibi bir nehir akıyordu, ruhumla o ruhun arasından.
* Dünya sarhoştur, her yer aşk ve sevginin ocağı olmuştur.
* Karanlık, ölümün bir cüz’üdür. Onun için dinlendiricidir.
* Yarın dudağından getirilmiş bir katre alevdir bu karanfil.
* Günümüzde aşık olan sevdiğinden karşılık göremeyen kişidir.
* Sevmeyi bilmeyen ölmeyi bilmez; harp sevginin mütemmimidir.
* Ne yazık ki vücudun çökmesi aklın olgunluk dönemine rastlar.
* Aşk her gün aynı devam ederse bir gün değiştirilmesi gerekir.
* Suyu yakuta döndüren bir hazân, bizi gark eyliyor düşüncelere.
* Etme güzel! Bu bezgin hayatımı gönül alarak bir okşa; yaralıyım.
* En güzel şiirler, manalarını okuyucunun ruhundan alan şiirlerdir.
* Güzel kelimesi sıklıkla yalan söyleyenlerin en sevdiği kelimedir.
* Yarin dudaklarından bana ulaştırılmış olan bir ateştir bu güller.
* Büyük dinlenme zulmet denizine dalıp bir daha ışığa kavuşmamaktır.
* Hayvan gayesine varmış duruyor, insan gayesini hala aramakla meşguldür.
* Çölde yolunu şaşıranlar gibi biz şimdi zaman içinde kaybolmuş kimseleriz.
* Kenâr-ı âba dizilmiş sükûn ile bekler füsûn-ı mâha dalan pür-hayâl leylekler.
* Havâda bir gölü tanzir eder semâ bu gece onun böcekleri gûyâ nücûmdur yekser.
* Oysa ne çok cümlem vardı benim. Her şeye inat, yüreğimi ısıtan ne çok hayalim.
* Bir hayat o kadar uzundur ki bu yüzden bir hayatı kitaba sığdırmak imkânsızdır.
Ahmet Haşim Sözleri Özlü
* Akıl; nar, ayva ve portakal gibi geç renk ve koku kazanan bir sonbahar ürünüdür.
* Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak.
* Ey acıyı tanıyan, ey kısmetsiz ay, güzelliğini üzüntüyle saklayan gölge dağıldı.
* Hissiz bir medeniyet terbiyesiyle karşı karşıya idim. Gözlerimi haşyetle kapadım.
* Neden bu âb-ı semâvîde avlananlar yok bu haşr-ı nûr-ı hüveynâtı hangi kuşlar yer?
* Arkaya bakmadan, yere yuvarlanmaksızın istenilen istikamette kaç adım gidilebilir?
* Sanki denizin rengi ağlayış ve özlemle dolmuş da güzellikle donanan şiire tutulmuş.
* Ve mai gölgeli bir beldeden cüda kalarak bu nefy ü hicre müebbed bu yerde mahkûmuz.
* Sen sevmeyi bilmedin ki ölmeyi bilesin. Çünkü sevmeyi bilmeyenler ölmeyi de bilemez.
* Aklın en iyi çalıştığı zamanlar bedenin işi bitmiştir neredeyse yürüyecek hali yoktur.
* Şairdir şiiri anlatan şairdir seni tanıyan şairdir duyguları yaşayan şairdir size bakan.
* Nasıl ki yaşlılık ölüme götürüyorsa aşkta yaşlılık gibidir, esir aldığı bedeni ölüme götürür.
* Ne kış ne yaz bir dakika mesut olmayı bilemeyenler, bir memleketi mesut etmeyi nasıl bilsinler?
Ahmet Haşim Kitap Alıntı Sözleri
* İstenilene ulaşırken yere düşmek, çaresiz kalmak hatta bazen ağlamak kesinlikle doğal karşılanmalıdır.
* Ardıma dönüp bakıyorum da, dallarımı kıran rüzgarları bile affetmişim ama, bir kendime uzanamamış elim.
* Namus kavramı, zaman, din, iklim, gelenek ve bilhassa giyim şekline göre değişen kararsız bir erdemdir.
* Bilirsin, ey gülen, durgun ruhlu ve durgun yüzlü kadın. Gurbetin ve yalnızlığın gecelerinde beklenen sendin.
* Esnemek, harp ve müdafaa vaziyetini terk etmiş, tam bir emniyet içinde olduğunu hisseden vücudun mesut teslimiyetidir.
* Dönmek mi? Ne mümkün geri dönmek düştüyse gönüller bu melâle? Bir eldir ufuklardan uzanmış zulmet bizi çekmekte visale.
* Bir bakır tasta alev şimdi havuz suya saplandı kızıl mızraklar. Açılıp kıvrılarak göklerde uçuyor parçalanan bayraklar!
* Gök yeşil yer sarı mercân dallar dalmış üstündeki kuşlar yâda bize bir zevk-i tahattur kaldı bu sönen gölgelenen dünyâda!
Ahmet Haşim Kitap Alıntıları
* Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak, sular sarardı… Yüzün perde perde solmakta, kızıl havaları seyret ki akşam olmakta.
* Fikirlerine emin mahfazalar bulamayan bir medeniyetin, tefekkür kabiliyetini kaybetmekte gecikmeyeceğinden hiç şüphe etmemelidir.
* Namus insanların yaşadığı çevreye göre değişen kararsız bir olgudur. Bu yüzden kimin namuslu kimin namussuz olduğunu çözmek zordur.
* Ağaçların seheri zirvesinde titreşiyor tuyûr-ı fâniye-i âlem-i tahayyül ü hâb. Semâyı kaplayacak şimdi gâzeler gibi nûr zavallılar kalacaklar esir-i ufk-ı türâb.
* Tüm geceler içerisinde korkuyu saklar ve geceler korkuların vaktidir. Göz karanlıkta olup bitenleri seçemez ve güzel görünen şeyleri bile düşman gibi görmeye başlar.
* Bize söyleyen şair değildir, biz şairi eyguzelsozler.com söyletiriz. Çünkü şair, tabiat gibidir. Kendisinde gizlenmiş servet ve güzellik hazinesini ancak onu keşfetmesini bilenlere verir.
* Hiç bir şey dil kadar bir ağaca benzemez. Diller tıpkı ağaçlar gibi mevsim mevsim rengini kaybeder ölü yapraklarını döker ve tazelerini açarlar. Dilin yaprakları, kelimelerdir.
* Gece korku vaktidir. Göz artık vazifesini yapamadığı için yanlış şeyler görmeye başlar. Her gölge oyunu her ot titreyişi her yaprak kımıldayışı bir düşman yaklaşması hissini verir.